Çanakkale için Hollywood Filmi, Kutu İçecekler, İstanbul’da Olimpiyat ve Bilal
Bir yahoo group var, pazarlama blog yazarlarını içeren. Bir de Bilal Bedük var, bu yazarlardan biri. Günün birinde Bilal bu gruba bir eposta gönderiyor. Eposta içerisinde başlıktaki konular için açılmış web siteleri hakkında bilgi var, alıntılayalım:
BU SÝTELERE DESTEK VERÝN! Yapmanýz gereken tek þey bu sitelere girip “DESTEK VER”e týklamak. ÇANAKKALE DESTANI ÝÇÝN HOLLYWOOD FÝLMÝ YAPILSIN! www.birdestandicanakkale.com KUTU ÝÇECEKLER HASTALIK SAÇIYOR! www.kutuicecek.com OLÝMPÝYATLARI ÝSTANBUL’A GETÝRMEYE VAR MISIN? www.olimpiyatistanbul.com Vereceðin desteklerle belki de Çanakkale Destaný için dünya çapýnda gösterime girecek bir sinema filmine kavuþacaðýz, yýllardýr peþinden koþtuðumuz olimpiyatlarý Ýstanbul’a getirme imkanýmýz olacak ve de tüm dünyada tüketilen içeceklerin % 60’ýný oluþturan kutu içeceklerin hastalýk saçmasýný engellemiþ olacaðýz. Gün içerisinde gerekli gereksiz onca siteye týkladýðýmýz düþünüldüðünde, böyle yararlý projeleri desteklemek için sitelere girip bir kere týklamak çok zor olmasa gerek. Girip destek verelim ve tüm listemize bu maili gönderelim.
Evet Türkçe karakterler de görünmüyor, mesaj aynen bu şekilde. Bu mesaj 2. ya da 3. defa geliyor (birinde duyurdun be Bilalim, sonrası spam artık) ve ben de dayanamıyorum artık. Şimdi sırayla bakalım:
1. Çanakkale Hollywood olsun!
Olur canım, olur güzelim. 1115 kişi destek vermiş, 11 milyon 15 kişi destek verse ne olacak, ticari bir yatırıma toplumsal çağrı mı olur, Hollywood film şirketleri hayır kurumu sanki, çok alemsiniz. Nedir Çanakkale’nin marka değeri, destanından kimin ne haberi var, altı bomboş. Hal böyleyken, hangi Hollywood yatırımcısı parasını sokağa atacak? Bu siteyi açmak yerine bunun nasıl karlı bir yatırım olabileceğine dair kafa yorsanıza be kuzum, projelendirin, fizibilite raporunu çıkartın, ‘şu öz fikirle yola çıkar, bu noktadan vururuz’ deyin, sonra ‘haydi arkadaşlar bu çalışmayı yatırımcılara duyurmak için tıklayın!’ deyin, tıklamazsam şerefsizim. Tabi bir de doğru düzgün, en azından izlenebilen, erişilebilen bir web siteniz olsun bu amaca hizmet eden.
2. Kutu içecekler mikrop saçıyor!
Şahsen kutu içecek pek fazla tüketmem, tüketeceğim zaman da üst yüzeyini mutlaka yıkarım. Buna gerek kalmasın, koruyucu ambalaj olsun, olsun be Bilalim! (Web sitesi yine berbat yalnız, haberiniz olsun).
3. Olimpiyatlar İstanbul’a!
Burada farklı boyuttan ele almışlar konuyu çocuklar, tebrik ediyorum. Web siteleri de daha kullanılabilir, geçelim. Diyorlar ki, 2009′da kendi olimpiyatlarımızı düzenleyelim (gülmeyin hemen) (peki tamam, gülün). Bir cümle alıntılayıp devam edelim:
İstanbul Olimpiyatları’nda yer alacak branşlara ata sporlarını da ekleyerek bu sporların yeniden gündeme gelmesini sağlamak.
Gülebilirsiniz, ancak kayıtsız kalamazsınız böyle dahice bir fikre. Tüm dünya sporcularının ‘şu Türkler İstanbul’da bir olimpiyat düzenlese de, hem boğazda rakı-balık yapsak hem de Sultanahmet’te takılsak’ dediği şu günlerde, böyle bir yatırım yapmak ve bu yatırımı yaptırmak için web sitesi ile yöre halkından destek toplamak o kadar akıllıca ki! (Temmuz olmasaydı tarih, taze balık da olurdu ama neyse). ‘Organizasyon ve Maliyetler’ diye bir menü başlığı var, görünce heyecanla tıkladım, fizibilite ve iş planı görebileceğim düşüncesiyle, yatırım analizi yapmış çocuklar diye, ne gördüğümü yazmayayım, siz de tıklamayın boş yere, haydi Olimpiyat, altyapısı rezil durumda, trafiği berbat, şehir planlaması hala yapılamayan, kuralsızlığın şehri İstanbul’a! Afedersin kuzum, seni çağırmadım, bu bizim ata sporlu olimpiyat!


1 - Türkçe karakter benim sorunum değil. O senin ayarlarınla veya yahooyla ilgili bir sorun.
Çanakkaleyle ilgili toplumsal çağrıdan ziyade Kültür Bakanlığı’na yaptırma amacı var projede. Yani ortada Hollywood yapımcıları için toplumsal bir çağrı yok. Hollywood için tamamen ticari. Projenin de herhangi bir ticari amacı yok. Türkiye’ye birkaç alanda artılar katacak bir proje bu.
2- Yine kendi mailimin spama düşmesi gibi salak bi durum olmuş yahoo’da. 2. kez gelmesinin nedeni bu. 3. kez gelme gibi bi durum olmadı.
3- Projelerin içeriklerini okumadan yorum yapmak veya yazı yazmak, yazar olmaya çalışan biri için ne kadar da acınacak bir durumdur.
4- Topluma sunulan birşeyin basit ve yalın olması gerektiğini bir pazarlama makalesi okuyan bile bilir. Böyle bir durumda fizibiliteden bahsetmek komediden ötesine geçmez.
5- Bir yerin bozuk olması düzeltilmeyeceği anlamına gelmez. Çin gibi bir memleket kendilerini dünyaya tanıtmak için, imajlarını düzeltmek için 2008 beijing olimpiyatlarını fırsat olarak görüyorlar. Tabi ki Türkiye’nin imajının düzelmesi senin gibi her fikre gülen veya sırf karalama amaçlı yaklaşanlarla çok kolay değil. Önce zihniyetler değişecek ki Türkiyede birşeyler düzelebilsin.
6- Keşke alay edeceğine düzgün okuyup değerlendirebilseydin..
1. Sanırım herkes TR karaktersiz aldı mesajını.
2. Peki.
3. Kültür Bakanlığı’nın bütçesi nedir? Bu filmin yapılması için ne kadarlık bir bütçeye ihtiyaç var? Kaç kişinin izlemesi planlanıyor dünya genelinde?
4. Peki.
5. İyi fikirler basittir, ancak akıllıcadır da.
6. Keşke.
Sevgiler,
‘Hollywood filmi’ ibaresi, sadece filmin yapıldığı yeri değil, daha fazlasını anlam olarak barındırır içerisinde, ticari olmayan Hollywood filmi mi, o da nedir?
Biraz daha açalım. Kültür Bakanlığı bu filmi yapamaz, ancak bahsettiğim şirketlerden birine yaptırabilir. Bunlara da gidip, ‘ben paramı bu işe gömmek istiyorum, filmi yapın, tüm dünyada da vizyona girmesini sağlayın, nedir koçum maliyeti, şu kadar, al buyur, batarsa (ki batar) bendensin.’ demesi lazım, ayrıca adını böyle hiç duyulmamış bir destana dair bir filmin altına yazmaya ikna edilmeleri de lazım bu amcamların. Yoksa kim oynayacak filmde, değil mi ama?
Yapsın Kültür Bakanlığı, ATV’de ya da Kanal D’de izleriz artık, Almancılar da Almanya’dan izlerler, Euro D var galiba. Benim söylemeye çalıştığım, iyi bir fikre ihtiyaç olduğu, böyle bir filmin yapılmasını hep istemişimdir, ve benzerlerinin, ancak ‘Hollywood filmi’ gibi muamele görmeyecek olduktan sonra, Kurtlar Vadisi’ni kullanmak bile daha etkili olabilir.
İyi fikir filmi yapmak değil, iyi fikir bu filmin etkili olmasını sağlamak olacaktır, hadi kaynakların verimli kullanımından da vazgeçtim.
Filmin etkin olması için de marka bilinirliği yüksek bir destana ihtiyaç var, uzun yıllar alacak ve ciddi kaynak gerektirecek bir pazarlama (özellikle PR) çalışmasının başlatılmasına belki, diğer ufak numaralara, bunları da düşünecek olsam Kültür Bakanlığı elimin altında, gider satarım zaten, şimdi başka işlerim var artık.
2009 olimpiyatları organizasyonunun 2020 olimpiyatlarına hazırlanmayı amaçlayan bir çalışma olduğu söylenmiş sitede amaç doğru, bunu istemiyecek kimse yoktur sanırım ama buna önayaka olacağı söylenen yöntem otobus yolculugunda yada bankamatik kuyruğunda , yada arkadaşlarla yapılan geyiklere konu olmasından öteye gitmesi ajdarvari bir özgüven isteyen bir şey .Bir kere kimse kendi kendine olimpiyat düzenledin diye buyur 2020 yi yap demez. Olimpiyatlara evsahibliği yapmak isteyen ülke avrupa şampiyonaları ,akdeniz oyunları ,kıtalarası spor müsabakaları ,dünya şampiyonaları , üniversite oyunları gibi organizasyonlara talip olur bunlarla imtihan edilir.bu süreçte gösterilen istek , lobi faaliyetlerindeki başarı , spor yatırımları , ülke kamuoyunun spora bakışı , sosyoekonomik durum değerlendirilir, siyasi etkenlerinde katılımıyla olimpiyatın verileceği ülke seçilir. Bu konuda aşama kaydedilmiş ciddi çalışmalar yerine enerjiyi ve dikkati başka yönlere çekmek zaten işi sabote etmektir.Sanırım bu sebepten olimpiyat meselesinde çuvallıyoruz hep.Hergün birileri telefonu , ampülü, yerçekimi bulduğunu söyleyerek ortaya çıkıyor memlekette.
Birde ben Türklerin ata sporları binicilik , okçuluk ve güreş diye biliyorum hiçbirininde ülkemizde yeterince ilgi gördüğünü sanmıyorum .